Özgüven; kişinin kendine karşı olan duyguları, davranışları algıları beraberliğinde oluşan olumlu bakış açısıdır aslında. Küçük yaştan itibaren temelleri atılmaya başlanır, ilerleyen yıllarda çeşitli denemelerle, süreçlerle bu özgüven şekillenmeye başlar.
Özgüvenin, bu süreçlerde en büyük sınavlarından biri ergenlik döneminde meydana gelmektedir. Çocukluktan yetişkinliğe geçiş olan bu dönemde en büyük değişimler gerçekleşirken, özgüven de buna paralele olarak yerini almaya ve oturmaya başlar. Değişimlere karşı farklı ve ekstra bir çaba içerisinde bulunan ergenin özgüveni, bu zaman diliminde büyük ölçüde etkilenebilmekte veya gerçekten sağlıklı, yerleşmiş yüksek bir özgüveni olan birey olmakta; ya da özgüveni düşük, kendini değerli hissetmeyen, yetersiz gören bir birey olarak yetişmektedir.
Peki ergende özgüven eksikliğinin belirtileri nelerdir?
- Ergenin fikirlerini açıkça ifade edememesi
- Ergenin fiziksel görünümüne karşı olan negatif bakış açısı
- Ergenin sürekli olarak başkalarına ihtiyaç duyması
- Kendisini yetersiz görmesi, değersiz hissetmesi, başkalarıyla kıyaslayarak olumsuz bir şekilde kendisi hakkında düşünmesi
- Topluluk önlerinde, kalabalık ortamlarda konuşmalar yapmaktan çekinmesi, böyle durumlarda yoğun bir şekilde kaygı hissetmesi
- Eksiklik hissederek başkalarına karşı hayır diyememesi, arkadaşlık ve aile ilişkilerinde sınır kontrolü yapamaması
- Yalnız kalma isteğinin yoğun bir şekilde olması ve çekingenlik yaşaması
- Aldığı eleştirilere karşı aşırı şekilde alıngan davranması, uyarılara tahammül edememesi
Aslında özgüveni temsil eden en önemli iki soru vardır.
- Ben değerli miyim?
- Benim yaptıklarım değerli mi?
Bu iki sorunun karşısında verilen dürüst cevaplar ergenin özgüveni konusunda nasıl bir yol izleyeceğini açıkça gösterebilmektedir. Ergenin belki de en içinde derinde bulunan hassas noktası ‘değer’ konusudur. Değerli hissetmek, hissedilmek, değer vermek, değerli olmak ergenler için en büyük motive ve güven kaynağıdır.
Ergenlerin düşük özgüvene sahip olmasında bazı etkenler vardır. Özellikle ebeveyn tutumları bunların başında gelmektedir. Anne babaların davranışları, yaklaşımları, iletişim tarzları ergenin özgüvenini şekillendirmede büyük rol oynamaktadır. Anne babasına dayanarak ergen de onlara göre bir bakış açısı geliştirmekte ve onların etkisiyle güven dengesi değişebilmektedir.
Yüksek beklenti de özgüveni etkileyen önemli unsurlar arasında yer almaktadır. Ne kadar çok yükse beklentilere girilirse, mükemmeliyetçi olma yönünde ısrarcı ve keskin davranılırsa ve ardından bu beklentiler karşılanmazsa, asıl o zaman özgüvenin önüne büyük bir set çekilmiş olur. Bir bakıma hayal kırıklığıyla beraber ergenin içinde bir çöküş, başarısızlık ve eksiklik, yeteneksizlik hissi artış göstermeye başlar. Bu durum bir de çevre tarafından olumsuz şekilde ergene yansıtılırsa, ergenin özgüveninin sağlamlığı açısından olumsuzluklar yaşanma ihtimali artacaktır.
Ergenlerde gözlenen en büyük sorunlardan biri de fiziksel görünümdür. Bu süreçte fiziksel olarak meydana gelen değişimler ergen üzerinde büyük etkiye sahiptir. Güzellik, yakışıklılık, beğenilme gibi konularda ergen kendini yeterince iyi ve yeterli hissedemez. Aynanın karşısına geçtiğinde hissettiği moral bozukluğu, enerjisinde düşüş ve beraberinde getirdiği üzüntü; ergenin özgüvenin düşmesine sebep olacaktır. Bu durumlarda anne baba olarak ergene destek verilmelidir.
Ayrıca arkadaş ortamı sosyal çevre açısından özgüveni etkileyen bir faktördür. Arkadaş ortamlarında kıyaslanma, alay edilme, küçük düşürülme, bir gruba ya da topluluğa ait olamama, dışlanma gibi durumlarda ergen kendini yine değersiz ve yalnız hissedecektir. Kabul görmeme, dahil olamama gibi durumlar ergenin kendini sorgulamasına ve yalnızlığa, çekingenliğe doğru ilerlemesine sebep olabilmektedir.
Anneler babalar ve ergen, ne yapabilir?
- Öncelikle anne ve babaların bu konuda çok hassas ve dikkatli olmaları gerekmektedir. Çünkü ergen ciddi bir geçiş dönemindedir ve sağlıklı, verimli bir şekilde bu dönemi atlatması gerekmektedir. Bunların başında da anne babanın olumlu bir rol model olması gerekmektedir. Ergenin, anne babasının yanında olduğunu hissetmesi ergene en büyü desteği ve güveni vermiş olacaktır.
- Ergenin bir birey olduğu kesinlikle unutulmamalıdır. Fikirlerine her zaman saygı duyulmalı ve anne baba herhangi bir konuda da olsa iyi bir dinleyici olmalıdır. Dinlenildiğini ve saygı duyulduğunu hisseden ergenin kendine bakışı olumlu yönde gelişmekte ve kendini değerli hissetmektedir.
- Ergene yapabileceği, başarabileceği sorumluluklar verilmeli, bu ortamlarda bulunması sağlanmalıdır. Başardığını, yapabildiğini gören ergenin morali de yükselecek, motivasyonu artacak ve özgüveni de buna paralel olarak artış gösterecektir.
- Ergenin yaptığı, başardığı güzel davranışlar, tepkiler kesinlikle desteklenmeli, takdir edilmelidir. Olumlu yanlar övülmeli, ergen motive edilmelidir. Bu durum küçük hediyelerle pekiştirileebilir.
- Ergene olumsuz yanları söylenmeli, eleştiriler yapılmalıdır. Sadece dikkat edilmesi gereken noktalar, eleştirilerde kesinlikle yıkıcı ve kırıcı olunmamalıdır. Sıcak, samimi, güven verici ve ergene yardım olacak şekilde bir yaklaşım sergilenmelidir.
- Ergenin uzmanlaşabileceği, ilgi duyduğu, sevdiği alışkanlıklar, hobiler desteklenmelidir. Bu konularda ergen desteklenmelidir. Ergenin kendini rahat hissettiği, kendinden emin şekilde ve severe davranabildiği, istediğini yapabildiği bu ortamlarda bulunması onun özgüveninde artışı sağlayabilmektedir.
- Sosyal becerileri geliştirmesi adına imkanlar sağlanmalıdır. Gerek aile içi, gerek arkadaş çevresi, gerek okul ortamı olsun her türlü ergene iyi gelebilecek ortamlar sağlanmaya çalışılmalıdır. Kısıtlayarak, sınırları daraltarak, zorlayarak, kapanarak hiçbir şekilde sonuca vrarlamayacağı unutulmamalıdır.
- Hiçbir şekilde ergen küçümsenmemeli, alaya alınmamalı, geçiştirilmemelidir. Özgüvenin zarar görmesi açısından bu tür davranışlar çok sarsıcı olabilmektedir.
- Anne baba olarak ergenle olan iletişimlerini kesinlikle iyi tutmalı, hiçbir şekilde ergeni karşılarına almamalıdırlar. Yanlarında olduklarını, destek olduklarını belli etmeli; verdikleri güveni ergene hissettirmelidirler.
- Eğer ergen bu konuda ne yapabilir diye bakacak olursak; Öncelikle kendisinde var olan olumlu yanlarını görmeli; yapabildiği, başarabildiği, sahip olduğu iyi ve güzel şeylerin farkına varmalıdır.
- Fiziksel görünüm açısından umutsuzluğa, moral bozukluğuna düşmek yerine; nasıl daha iyi gözükebilirim, imkanlarım doğrultusunda neler yapabilirim diyerek düşünmelidir. Anne baba da bu konuda destek olmalıdır, örneğin yeni bir stil oluşturmaya yönelik alışveriş yapılabilir (kıyafet, kuaför, bakım..)
- Ergen yalnız kalmamalıdır. Sosyal ortamlarda bulunmalı, hobileriyle ilgilenmeli, arkadaş çevresiyle vakit geçirmelidir. Varsa o çekingenliğini, kaçamaklığını üstünden atmaya çalışmalıdır.
- Yapama, edemem, değersizim gibi iç konuşmaların hiçbir şekilde hiçbir şeye faydası olmayacağının farkına varmalı, bunu yerine pozitif iç konuşmalarla hem moralini yükseltmeli hem de özgüvenin destekleme yolunda kendine yol çizmelidir.
- Ve son olarak, ergenlik dönemi gerek ebeveynler açısından gerekse ergen açısından bilinçli şekilde bilinmesi gereken hassas bir dönem olduğunun farkına varılmalıdır. Belki bir tane belki on tane sorunla karşılaşabilme ihtimali kesinlikle unutulmamalıdır. Bu süreç, her ne kadar karışık, sıkıntılı, zorlu gibi gözükse de uygun yaklaşımlarla ve ilişkilerle çok daha sağlıklı ve verimli şekilde geçebilmekte, aşılabilmektedir. Ne kadar verimli ve sağlıklı geçerse, ergen de ilerleyen zamanlarda hayatının geri kalanında da sağlıklı bir kişilik olarak yola devam edecektir. En iyi ve sağlıklı bir süreç için, kesinlikle uzmandan destek alınmalı; rahatlıkla, kaliteli bir şekilde, en az sorunla beraber ergenlik süreci tamamlanmalıdır.
ÖZEL BERK KARAOĞLU AİLE DANIŞMA MERKEZİ